Röportaj “Yaz”mak!

Mustafa Soylu

Merhaba arkadaşlar; sizlere gazete, dergi gibi basılı yayımlarda tasarım hazırlığı yaparken rahatsızlık duyduğum bir konudan bahsetmek istiyorum. Eminim ki sizler de bu tür konulardan şikayetçi olmuşsunuzdur.

Şimdi sizler nedir bu konu diye soruyor olmalısınız…

Hadi birlikte okuyalım.

Günümüz çağında haberciliğin daha yaygın olduğunu ve okuyucu kitlesinin daha çok yoğunlaştığını görüyor ve gözlemliyorum. Bu bağlamda her kesimin kendince gazete, dergi, gibi basılı yayımlarda yer aldığını görmek beni mutlu ediyor, bir yandan da mutsuz ediyor.

Mutlu eden tarafı, herkesin kendi ilini, ilçesini, örf ve adetlerini tanıtmada gayret göstermesi haliyle mutlu ediyor. Bunun yanı sıra anlatımlarda eksikler olması, okuyucu kitlesinin alaycı bakışları arasında kalmasına neden oluyor.

Nasıl mı?

İşte yanıtı…

Bazı dergilerde muhabir arkadaşlarımızın röportaj yazmayı tam anlamıyla bilmemeleri ya da, konuyu röportajdan çok reklama dayalı yapmaları ve yaptıkları röportajlarda “Örnek; Ben ….. İline gittiğimde……..kişiye ziyarette bulundum. Beni iyi karşıladı. İkramda Bulundu. Yedik İçtik vs.” “Ne gibi faaliyetleriniz var demesi gerekirken konuyu yeme, içme hoş karşılamada bitirip asıl sorması gereken soruları yöneltmeyip kısa bir anlatımla fotoğrafa dayalı röportaj yapmaları konunun anlatımını farklı boyutlara çekip röportaj yaptıklarını zannetmeleri” eksik sorular sormaları konunun dağılmasına, eksik bir anlatıma ve okuyucu için hiçbir anlam ifade etmemesine, ne amaçla röportaj yapıldığının anlaşılmamasına neden oluyor.

Unutmasınlar ki; okuyucu kitlesi bu tür yazıları alaycı bakışlarla okuduklarını ve üzülerek söylemek isterim ki; Röportajı yapan yazarlarla alay ettiklerini gözlemliyor ve dinliyorum. Bu da beni hayli bir üzüyor.

Etnik kesimlerde (taşralı diye tabir edilen) il ve ilçelerimizde yayınlanan dergi ve gazetelerdeki muhabir arkadaşlarımızın bu tür konularda titizlik ve hassasiyet göstermesini istiyor ve her haberin reklamsal boyutundan çok okuyucu kitlesine yönelik röportaj yapmalarının gerektiğini düşünenenlerdenim.

Şimdi sizlere http://www.edebiyatekibi.com/ sitesinde birkaç makale okurken röportaj yazmada dikkat edilecek hususlar konu başlıklı makaleden küçük bir alıntı yapma isteği duydum kendimde. Evet arkadaşlar bir sonraki paragrafları sesli bir şekilde beraber okumak dileğiyle…

RÖPORTAJ YAZMA :

Gazete ve dergi yazarlarının, herhangi bir olayı, eşyayı ya da yeri, kendi gözlem ve anlayışına göre değerlendirerek yazdıkları yazılara röportaj denir.

Röportaj haberden farklıdır. Haber, görüldüğü, duyulduğu gibi kısaca yazılırken, röportaj, yazarın gözlemine, anlayışına göre yeniden şekillenir. Yazar «haber»in dışında, «röportaj»ın içindedir.

Röportaj yazımında dikkat edilecek hususlar :
1. Yazar konu edeceği şeyi iyi gözlemeli, kökenini tanımalıdır.
2. Yazar görüp işittiklerini kendi anlayışına göre yeniden biçimlendirebilmelidir.
3. Yazı, resimlerle desteklenmelidir.
4. Yazının giriş bölümü okuyucuyu şaşırtacak nitelikte olmalıdır.
5. Yazar kendi gözlem ve izlenimleri yanında o alanda bilgisi olan kimselerin görüşlerini de kulanmalıdır.

Eveettt…. Umarım dikkate alan arkadaşlarımız olur diyor… Ve bir sonraki köşe yazımda görüşmek dileğiyle… Kalın sağlıcakla…